•  1
    Deneme

    Bir Tutam Laf

      Kara Koncalas    5        0         Başlığı bildir

      Bu böyledir. Yapılmasına engel olunamayan şeylerin, konuşulmasına engel olurlar. Konuşulmayınca yok olur her şey. Ben, sen, o! Hepimiz kayboluruz.  

      Bu yüzden ''Dünya kötü bir yer'' dediğimde, uçan kuşlardan, böceklerden ve ağaçlardan bahsediyorlar... 

      Koca koca siluetlerin arasında yaşlanıyoruz, gökdelenler ise ırzına geçiyor gökyüzünün... 

     -Ki ''Irza geçmek'' değil, haberleri uğruyorken sansüre, ölümlü yaratılışımızın tüm ihtirası ile bağırıyorduk. Ruh halini değiştiren maddelere esir düşmüştü çoğumuz. Kaybedişimizi izliyorduk, muazzam bir manzara ve manzara sefili dostlarla. Sonra bir kadının kafasına vuruldu koca tahtalarla, lafın gelişi değil ''Koca Yusuf'' misali, kocaman tahtalarla. Sonra biri tecavüze uğradı, biri öldürülmüştü bir yerde, yanmıştı biraz. Kafamın içini dolduran fareler kemirme savaşı yaparken tüm beynimi, ben çoktan işemeye başlamıştım.  

        Gökdelenler salyalarını saçıyordu, gökyüzü yetmez, aya ulaşmak istiyorlardı. Çıplak ay şiirleri, tacize uğramıştı, yakamoz utanmıştı. Yargılansa kesin ceza alırdı ''Ay''. Ahlaksız, şerefsiz derlerdi! Utanmıyor musun ışık saçmaya.  Neyse, oto-sansür memurları dolaşırken aramızda içimiz rahat. Dedim ya; konuşulmayan şey aslında olmaz! Olmadıysa eğer ortada bir problem  yok demektir. Güzelim dünyam... 

       Ağaçlarınız ve böcekleriniz sizin olsun, ben bir köşede uzanıp ölmek istiyorum. Dokunmuşken ölmüş bütün bedenlere ve cesedime manşetleri sansürlü gazeteler serilmişken, şahitlik yapmak istiyorum.  

    Evet efendim! Hanımefendiler ve beyefendiler de oradaydı, abiler ve ablalar öldürülürken!  

      Peki ya sen neredeydin? 

      Çağrı yapıyordum insanlığa, gökdelenler ile yarışmaya kalkan hadsiz bir tepenin başında. Şöyle diyordum: Sizleri, bardağın boş tarafından bakmaya çağırıyorum. Çünkü; dolu tarafına demin sıçtım! 

     


  •  


Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapınız

 

Facebook Yorumları