•   Selin Babila    0        0         Başlığı bildir

    (Okulundan çıkıp, kulaklığı kulağına taktı. Mutlu bir
    şekilde evine gidiyordu, yolun başına gelince, sert bir titreme ile, ağzından
    köpükler saçarak yere düştü. Krize girmişti, halbuki 1 haftadır temizdi ama
    yaramadı. Yerde bir ceset gibi yatıyordu.Ne kadar dayanabilirdi ki ? Şu bir
    gerçekti, fazla dayanamazdı ve bu durumda yarın sabah fazla olacaktı!!!)
     
    -Gelmedi mi ?
    +Daha değil.
    -Yine bi yere yığılmıştır, aptal çocuk!
    +Oğluma böyle deme, o istemedi bunu…
    -Amaaaaaaan, benim değil senin oğlun banane!
    +İnsan değilsin tayfun, değilsin! Ben aramaya çıkıyorum.
    -Ne bok yersen ye, bana ne.
    +İlletliksin be adam, illetlik!
    -Yemek hazırlamadan çıkma.
    +Tayfun çıldırma, bulmam lazım, krize girmiştir.Geç kalırsak
    ölür.
    -Hiç umrumda değil hacer, gebersin, bir boka yaradığı yok
    zaten.   dedi, ve haceri elleriyle
    itikledi, kapıyı kilitleyip anahtarı cebine koydu.
     
    Çaresiz anne hızlı hızlı hazırladı yemeği, ‘ al zıkkımlan’
    dedi ve cebinden anahtarı istedi.Neyse ki, alabildi anahtarı.
    Hızlı hızlı evden çıktı ve okulun yakınındaki yolun
    başında  ceset gibi yatan birini gördü.
    Biri değildi o hacer için, yavrusuydu. Cem’di.
    ‘YAVRUMMM’ diye bir feryat duyuldu, umursayan kimse yoktu. 
    ‘Cem kalk, annem kalk’. dedi 
     
    Elleriyle başını kaldırdığı yavrusuna, ağzında beyaz köpüklerin kurumuş
    izleri vardı. Hacer iyice korktu, evden çıkarken telefonunu almayıda unutmuştu.
    Cemin telefonun acil çağrı ile ambulans çağırdı. 
    Ambulans büyük bir şaşkınlık ile erken geldi. 
     
    ‘Hemen alın hemen,  hanımefendi sizi alamayız ama hastaneye
    gelebilirsiniz.’
    ‘O oğlum benim nasıl gelemem’ (dedi  hıçkırık ile karışık sesiyle.)
    ‘Hanımefendi prosedürler ve hastanın sağlıyı açısından bir
    kanun bu, lütfen.’
    ‘Peki, hastaneye geliyorum hemen.’ Dedi ve taksiye atladı.
    Ambulans hastaneye ulaşır ulaşmaz, müdahele edildi. 
    ‘Neyi var oğlumun?’ 
    ‘Hanımefendi, ciddi şekilde bağımlı, tedaviyi kabul etmek
    zorunda, yoksa durum çok ciddi.’
    Kadın sözleri duyar duymaz, yere yığıldı.
    ‘Kabul etmez doktor, kaç defa konuştum cemle, etmez.’
    ‘Hanımefendi şöyle bi dinlenin, buyurun şu suyu için,
    koyvermeyin lütfen.’
     
    İşte böyle bir hikaye, uyuşturucu bağımlısı bir genç, üvey
    bir baba ve  çaresiz bir anne. Zaten hep
    anneler çaresiz kalmaz mı ? Yeryüzünde ne kadar da kadınları ağlatan lanet
    olasıca erkekler var!

    Ahmet Demir 

    ozgurroman.com

     


  •  


Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapınız

 

Facebook Yorumları