•  0
    Roman

    Zara'nın Dünyası

      Selin Babila    0        0         Başlığı bildir

    ZARA'NIN DÜNYASI 
             Zara'nın bekleyişi herkesi meraklandırmıştı. O güne kadar hiçbir hareketinde aşırılık görmediklerinden beklenen kişinin  önemli biri olduğu sonucuna vardılar. Kimse üzerine düşürüp sormaya da cesaret edemiyordu. 'Yeni gelecek olan' ın söylentileri günden güne yayılırken Zara'daki huzursuzluk herkese de yansıyarak artıyordu. Eski sükünetlerine  kavuşmak isteyenlerin, önceleri fısıltı halindeki "gelecek olan gelsin artık"  sabırsızlığı sonunda Senar'a kadar ulaştı.   
      
             Senar; bir ömür kadar uzun süredir Zara'nın hizmetindeydi. Diğerleri gibi geri dönmemişti. O'ndan ayrılmayı hiç istemiyordu. Senar, eğitiminin tamamlanıp, artık buradan ayrılması gerektiğinin kendisine de bildirileceğini hissettiğinde, tüm gece Allah'a kalmasına izin verilmesi için yalvarmıştı. Bu gecenin sabahında da, Zara'nın hizmetini görmek üzere kalabileceğini öğrenmişti. 
      
             Sayıları anca otuzu bulan bir grup, diğer bir geçer sebep yüzünden sürekli kalıyorlardı. Diğerleri eğitimlerine devam etmek için artık desteğe ihtiyaçları olmadığı anlaşılıncaya kadar kalıyor, sonra da görevli olarak ayrılırlardı. 
      
             Senar, yaklaşık otuz yıldır Zara'yla birlikteydi. Bunca zamandır, onun kimseyi bu kadar sabırsızlıkla beklediğine tanık olmamıştı. Hem Zara'nın yeni gelecek olanı neden bu derece önemsediği merak ediliyor, hem de söylentilere göre kıskanılıyordu da. Senar, daha öğrenecekleri çok şey olduğunu düşünüyordu.       
      
                                                            *** 
      
             Odasını haftalardır hazır bekletiyordum. Her ne kadar, koca evin tüm sakinleri uzun süredir Zara ve benden ibaretse de, hergün, biraz biraz benden başka kimsenin ayak basmadığı odaları da temizlerim. Toz bereketi götürür çünkü. Hazırladığım oda da haftalardır bu temizlikten nasibini alıyordu. 
      
             Bütün gece Zara hiç uyumamıştı bir süredir de huzursuzca dolaşıyordu. Bu yaşlı beden için endişe ederek, beklenen günün belki de bugün olduğunu düşündüm. 
      
      
      
             Kapı çalındığında, Zara'nın her sabah içtiği, gül kokulu tarçın şerbetinden ibaret kahvaltısını hazırlamakla meşguldüm. Bu saatte kimse Zara'nın ziyaretine gelmezdi. Onunla konuşmak istediklerinde, önceden bildirirlerdi ve randevuları ben ayarladığım için, durumdan mutlaka haberim olurdu. Bu nedenle,  günlerdir süren beklentinin sonuna geldiğimizi anladım. 'Gelmişti demek.' 
      
             Şerbeti götürdükten sonra kapıya açtım ki, bu da tokmak sesinin iki kez daha evin içinde yankılanmasına neden oldu. Onu çok merak etmeme rağmen, yarım asırlık yaşamın kazandırdığı tecrübeyle gayet sakin, biraz da uzak bir tavır takınmayı becerdim. 
      
                                                            *** 
              Yolun iki tarafında taa evin önündeki çimenliğe kadar uzanan ulu ağaçlar vardı. Çok şey görmüş geçirmiş, artık yaşlanmış, hoşgörülü bir ifadeyle bir o kadar daha dimdik ayakta kalmaya kararlı görünüyorlardı. Merdivenlerin önüne geldiği an aynı rüyasındaki gibiydi. Elinde olmadan başını kaldırıp rüyasındaki pencereyi aradı ve o ihtiyarı. Pencere aynıydı ama ihtiyar yoktu.

    Arzu Menteşeoğlu

    izedebiyat.com

     


  •  


Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapınız

 

Facebook Yorumları