• 0

    Miriyam Anaya Övgü

    Selin Babila yayınladı

    "Başlangıçta Tanrı gökleri ve yeri yarattı; ve yer ıssız ve boştu; ve enginin yüzü üzerinde karanlık vardı; ve Tanrı'nın ruhu suların yüzü üzerinde hareket ediyordu.Ve Tanrı dedi ki ışık olsun; ve ışık oldu.Ve Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü; ve Tanrı ışığı karanlıktan ayırdı.Ve Tanrı ışığa Gündüz ve karanlığa Gece dedi.Ve akşam oldu ve sabah oldu...
    Bu saatlerce sürüyordu.Öğretmen, iplik yumağı gibi bitmeyen öyküler anlatıyordu.Sesinin tonunu ciddileştiriyordu, böylece çocuklar hepsini anlamasalar bile söyleneceklerin önemli şeyler olduğunu seziyorlardı.Sınıfta sorulmamış soruların ağırlaştırdığı bir sessizlik hüküm sürüyordu; gözler irileşiyor, küçük ağızlar şaşkınlıkla açılıyordu.
    'Tanrı dünyayı yarattı.Dünya bir gezegendir.Biz dünyada yaşıyoruz.Dünya bir top gibi, bir portakal gibi yuvarlaktır...' "
    (Frida Kahlo Aşk ve Acı-Rauda Jamis syf. 29)

    Annem, kızını 19 yıl önce acıyla bıraktı
    Dünya denen kısır döngünün merkezine doğdum,
    Yersizliğe alışmak ruhumda kara bir leke.
    Ağladığım denize bıraktım kendimi
    Yüküm çok ağır.Bu yüzden hala yerimde sayıyorum
    Ve yazarken daha hızlı yaşlanıyorum.

    Ona hala hayattayım diyemem
    Kendi hayatımda, nefesimden daha çok yer kapladı;
    Belli ki uzun bir yaşam için yaratılmamıştım.
    Kaosu ve huzuru aynı anda seviyordu,
    Aynaların düşmanıydı..
    Biz çok farklıydık ve farklılığımız dünya için tehlikeliydi
    Dilerim sol eli resim yapsın, sağı da bana masal anlatsın.

    Ben gülünce gülen bir kızım var
    Ve hiç bana benzemiyor.
    Oysa bir gün uyanıp güzel bir kadın olmak var.
    Günün belli saatlerinde anarşizme özeniyorum
    Nietzsche ile "Tanrı öldü.",
    Ben hayata döndürdüm
    Göklerden gelen bir ışık var;
    Teşekkürler Allah'ım.

    Şiir kurtuluştur ama okumamalıyım
    Söylenecek yeni bir şey yok
    Ama ben yine de yazıyorum,
    Benden sağ kalanlar okusunlar diye.
    Sen, evimdeki en güzel yalnızlıksın
    Aylar sonra uyanmanın sevincini kaldıramaz yüreğim
    Çünkü ölümüm çok uzak,
    Çünkü yol almakla dibe batmak aynı şey değil.

    Sürekli kadınlığımdan kaçıyor olmamı düşün;
    Duvarları yıkmak isterken, insanlara çarpar oldum.
    Sen kimle kavgaya girsen, ben darbe almış sayılırım
    Ben de anneliği sevmek isterdim, bir seçim yaptım.

    Açlık bana aitti, gülümsemem çalıntıydı
    Saksım pembeydi, bakılması hoştu
    Kabul olmayan dualarımı çiçekli bir saksıda büyütüyordum,
    Allah affetsin; canım sağ olsun.

    Depremler olur ve altında kalan çocukluğumdur..
    Acıtan, doğduğumda karanlıkta kalan ellerim;
    Bir tek sesime yabancıyım.
    Dünyanın en güzel manzaralarıyla yıkansam,
    Yine de görmez gözlerim.
    Allahım,
    Ruhuma ruhuyla iyi gelecek şiirler çıkar karşıma..

    Dünyayla bir derdim var, ama henüz haberi yok.
    Müthiş bir gitme isteği var şiirlerimde
    Ne zaman düşlesem gitmeyi, geçirir kalp ağrımı.
    Bu mücadelem için bile, başlı başına sevilmeliydim.
    Aynı kıtanın iki ucundayız,
    Tüm pencereleri açmakla İstanbul'u içeri alamazsın,
    Bir okyanusta buluşacağız.

    Bavulum benim yerim yurdum olmuş
    Aynalar var, çoğu kez yetmiyor.
    Dudaklarım mı eksik gülümsemem mi, görmüyorum.
    Ve hala anneme küsünce, tüm dünyayla konuşmuyorum.
    Her yeni doğan ağlayacaksa umut niye?

    Şiirlerimde, gerçekte olduğundan daha büyük acılar çekerim
    Kalbimi, evimin güneş gören yerlerinde saklıyorum.
    Yarınlar için, takvim 19 yıl geriye alınmalı.
    Kendi hayatımı mahvettikçe
    Bir Allah'a kızgınlığım diniyor; bir de anneme.
    İlk kelimemi hiç söylememeliydim.
    Selin Babila


Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapınız